Oyun

City of the Damned Oyun inceleme

11

Kumpanyaların savaşı başlasın!

Mordheim: City of the Damned ile nereyse bir sene önce karşınıza çıkmıştım. Bizi takip edenlerin çok iyi bileceği üzere oyunun beta süresine dahil olmuş, hemen her türlü yeniliği sizlerle paylaşmıştım. Nihayet aradan geçen uzun sürenin ardından tamamlanmış bir Mordheim ile karşı karşı-yayız. Genelde beta ya da erken erişim süresinden orijinal oyunun çıkış tarihine kadar geçen sürede büyük değişiklikler olmaz ama Mordheim’a o kadar çok yenilik eklendi ki anlatmakla bitmez. Dilerseniz önce biraz geçmişe gidip Mordheim nedir, ne değildir ondan bahsedelim. Akabinde günümüze ışınlanıp oyunun son durumundan bahsedebiliriz. Ne de olsa o da masadan dijitale geçiş yapan önemli isimlerden Efendim, Mordheim ismi aslında biz VVarhammer’cı-ların fazlasıyla geçmişine dokunan özel bir yapım.

Ülkemize tam anlamıyla 1998 yılında giriş yapan ve ilk masa üstü oyununu deneyim ettiğimiz Warham-mer ile ufaktan ufağa delirmeye başlamışken, 1999 yılında kendisini gösterdi Mordheim. O zamana kadar ordu savaşlarına alışmış olan bizler, aynı ölçüdeki masalarda, daha fazla yüzey şekli ile çeteler arası bir oyun oynamayı hayal bile etmemiştik. Nitekim Mordheim, tüm bildiğimiz savaş oyunu türünü bir anda alt üst etmeyi başardı.

Döneminde altıncı edisyon olarak lanse edilen (Esasen beş ve altıncı edisyon arasına denk gelir.) dönemden 500 yıl öncesine giden Mordheim, The Empire topraklanndaki Chaos ve İç Savaş dönemini konu alır. Hatırı sayılır miktarda oyuncusu olan bu güzide yapım, ne hikmetse üretici firma olan Games Workshop’un aldığı radikal bir karar ile 2004 yılında yayın hayatını sonlandırdı. Fakat oyunun hayran kitlesi onu bırakmayı reddetti ve o gün bu gündür hayranlanma desteği ile geliştirilmiş ve yenilenmiş kuralları ile karşımıza çıkmaya devam ediyor. Hatta an itibariyle “errata” ile dolu olan yeni kural kitabını ücretsiz olarak indirmek mümkün. Oyun için üretilen çete figürlerindense artık eser bile yok ama olsun, biz yine de bir şekilde oynamaya devam ediyoruz!

Anlayacağın en sevdiğim okur, Mordheim City of the Damned çok ama çok eskilere dayanan bir ismin, son 15 senedir olduğu gibi dijital ortamda hayat bulmuş halinden başka bir şey değil. Esasen yıllar evvel Shadovv of the Horned Rat ile tanıştık ama öyle görünüyor ki Games VVorkshop’un konu hakkındaki söyleyecekleri bitmemiş. Mordheim:

City of the Damned, bu güzide serinin dijital ortama ilk uyarlaması. Tamamen taktiksel strateji modelini benimsemiş olan oyunda dört farklı fraksiyondan birisi ile yola koyuluyoruz. Human Mercenaries, Skaven, Sister of Sigmar ve de Cult of the Posses-sed (Bir anlamda Chaos ekibi…) şeklinde sıralanan ekiplerden herhangi birisini seçerek işe başlıyoruz. Oyuna girdiğimiz anda yapmamız gereken ilk ve en önemli şey, kendimize has bir ekip yaratmak.

Ekip yaratmak için oyunun başında bize verilen belirli bir para oluyor ve eldeki para ile o ya da bu şekilde tam takır bir ekip çıkarıyoruz. Tamam, çok iddialı bir ekipten bahsetmiyorum ama gereken sayıda birime sahip olmak bile büyük bir önem arz ediyor. Bu konu için VVarband Manager kısmında bolca vakit geçirmek gerekiyor. Bolca dememin sebebi, oyun birimler üzerinden oynandığı için, hemen her türlü birimin ortalama bir RPG oyunundaki kadar özelliğe olduğunu düşünün; umanm şimdi söylediklerim daha anlamlı hale gelmiştir. Ekibimiz Leader, Hero ve Henchmen ekibinden oluşuyor. İsimlerinden de anlayabileceğiniz üzere. 2 kişilik ana ve 5 kişilik harici bir ekipten tam teşekküllü bir çete kuruyoruz. Tabii herkesin özellikleri ve yetenekleri farklılık gösteriyor. Özellikle her daim bir adet kullanabildiğimiz Leader karakterimizi birkaç görev boyunca hayatta tutabilmek büyük fark yaratıyor.

Hayatta tutmak demişken değinmekte fayda var; bu oyunda ölenle ölünmüyor. Yani bir karakteriniz öldüğü zaman, ona elveda demeniz gerekiyor.

Yeni karaktere ulaşmak içinse para kazanıp, yerine yenisini almamız şart. Anlayacağınız, Mordhe-im oyuncuyu fena halde cezalandıran bir yapıya sahip. Dikkat etmezseniz kısa sürede bir karakteri kaybetmeniz işten bile değil. Bu noktada biraz daha oyun içine girmekte fayda var. Önce atmosferden başlayalım, oradan detaylara gireriz… Mordheim, tema olarak karanlık bir dönemi baz alıyor ve bu sebepten ötürü ziyadesiyle karanlık olması gerekiyor. İşte bu noktada yapıma ekip elinden geleni ardına koymamış ve tam da biz masa üstü minyatür oyunculannın hayalindeki bir dünyayı dijital ortama taşımayı başarmış. Özellikle dönemin sn yapımcı ekip, he burada büyük bir fark doğuyor, işin güzel yanı, sıra tabanlı stratejilerden alıştığımız sınırlı yürüme mesafesinin, Mordheim’da tek seferde bitmiyor olması.

Yani sırası gelen karakterimizi turunda ilk olarak belirli bir mesafeye kadar yürütebiliyor ve akabinde o noktada hareketini bitirmesini söyleyebiliyoruz. Bu Karakterlerin her tur, genelde iki aksiyon hakkı oluyor. Son olarak bir de savunma aksiyonu seçebiliyorlar ama bu karakterden karaktere değişen göreceli bir özellik. Malum, içine daldığımız görevi en az zayiat vererek bitirmek yegane hedefimiz ama bir de görevler içerisinde toplanmayı bekleyen VVrymstone’lar bulunuyor. Kendileri ile Smuggler’s Den sekmesinden bir anlamda alış veriş yapabiliyoruz. Bu özel taşlara ulaşmaksa hiç kolay değil, şimdiden belirteyim. Her görev sonunda belirli miktarda para kazanıyoruz. Paralarımızı zaten her geçen gün askerlerimizin vergisini ödemek için kullanıyoruz ama bunun haricinde elde kalan para ile bolca alışveriş etmemiz de mümkün.

Önceki YazıSonraki Yazı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir